Ubud Gezi Rehberi: Pirinç Tarlaları ve Tapınaklar

Ubud Gezi Rehberi: Pirinç Tarlalarını Keşfedin

Ubud Pirinç Tarlaları, Bali’nin doğasını ve kültürünü eşsiz bir şekilde yansıtan görsel bir şölen sunuyor. Özellikle Tegalalang Pirinç Tarlaları, güneşin ilk ışıklarıyla nefes kesen bir manzara yaratıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Jatiluwih Pirinç Tarlaları ise doğayla uyum içinde bir tarım kültürünü sergiliyor. Bu teraslarda yürüyüş yaparken, Bali’nin geleneksel Subak sulama sisteminin köklü tarihine tanık olabilirsiniz.

Tegalalang Pirinç Tarlaları: Bali’nin İncisi

Ubud’un pirinç tarlaları arasında en ünlüsü olan Tegalalang Pirinç Tarlaları, sadece turistler için değil, aynı zamanda Bali’nin geleneksel tarım kültürünü keşfetmek isteyenler için de bir hazine. Bali’nin bu benzersiz manzarası, aslında sadece görsel bir şölen değil. Bu teraslar, bölgedeki halkın yüzyıllardır sürdürdüğü Subak adlı geleneksel sulama sisteminin bir ürünü. Subak, suyun tarım alanlarında dengeli bir şekilde dağıtılmasını sağlayan, Bali’nin manevi inançlarına dayalı bir sistem. Bu sistem, sadece tarımı değil, aynı zamanda köy yaşamını ve topluluk bağlarını güçlendiren bir kültür mirası.

Biz, pirinç tarlalarının dar patikalarında yürürken her adımda farklı bir yeşil tonu fark ettik. Gözünüzün alabildiğine uzanan bu terasların büyüsü, o anın ne kadar kıymetli olduğunu hissettiriyor. Doğanın bu eşsiz armağanını keşfederken, köy halkının samimiyeti ve geleneksel yaşam tarzına olan saygısı da bizi oldukça etkiledi. Hatta köylülerle sohbet ederken, bu tarlaların sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda ailelerin birbirine olan bağlılığını ve inançlarını yansıtan bir yaşam tarzı olduğunu öğrendik.

Eğer bizim gibi yürüyüşe biraz ara verip manzaranın tadını çıkarmak isterseniz, pirinç tarlalarının hemen yanındaki küçük kafelere uğramalısınız. Biz bir fincan taze yapılmış Bali kahvesi eşliğinde manzarayı izlerken, hayatın ne kadar basit ve bir o kadar da huzurlu olabileceğini düşündük. Kahvenin aroması, hafif esen rüzgar ve bu eşsiz manzara, gerçekten tarif edilemez bir deneyimdi.

Jatiluwih Pirinç Tarlaları: UNESCO’nun Gözdesi

Tegalalang dışında, daha az bilinen ancak bir o kadar da etkileyici olan Jatiluwih Pirinç Tarlaları da ziyaret edilebilecek başka bir durak. Bu bölge UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor ve daha sakin bir deneyim arayanlar için harika bir seçenek. Eğer doğanın içinde daha uzun vakit geçirmek isterseniz, bir rehber eşliğinde yürüyüş turlarına katılarak çevredeki köyleri keşfedebilirsiniz.

Ubud’un pirinç tarlaları, bize sadece güzel bir manzara sunmakla kalmadı, aynı zamanda Bali’nin köklü kültürü ve insanlarının doğayla olan uyumuna dair çok şey öğretti. Eğer bir gün yolunuz buraya düşerse, size de aynı huzuru ve hayranlığı yaşatacağına eminiz. Bir anlığına dahi olsa kendinizi bu yemyeşil teraslarda kaybetmeye değer!

Sacred Monkey Forest Sanctuary: Maymunlarla Eğlenceli Bir Gün

Ubud’un kalbinde yer alan Sacred Monkey Forest Sanctuary, hem eğlenceli hem de mistik bir deneyim yaşamak isteyenlerin uğrak noktası. Burası, maymunların özgürce dolaştığı, insanların ise onları doğal ortamlarında gözlemleyebildiği eşsiz bir yer. Ormanın girişine adım atar atmaz, bizi karşılayan maymunlarla göz göze geldik. İlk başta biraz temkinli olsak da, kısa sürede bu meraklı küçük dostlarla eğlenceli bir bağ kurduk. Tabii, çantamızı ve telefonumuzu sıkı sıkı tutmayı da ihmal etmedik! 😄

Ormanın içindeki dar patikalarda yürürken kendinizi adeta bir film setinde gibi hissediyorsunuz. Yüksek ağaçların gölgesinde, egzotik bitkiler arasında dolaşmak bile başlı başına bir deneyim. Ancak burayı özel kılan sadece maymunlar değil; ormanın mistik atmosferini tamamlayan tarihi tapınaklar ve heykeller de var. Pura Dalem Agung Padangtegal Tapınağı, ormanın tam merkezinde yer alıyor ve Bali’nin spiritüel mirasını gözler önüne seriyor. Tapınağın etrafındaki detaylar ve üzeri yosun kaplı taş heykeller, buraya adeta başka bir dünyadan gelmiş gibi bir hava katıyor.

Maymunlarla olan etkileşimimiz ise oldukça unutulmazdı. Bazıları çok meraklı ve cesur; eğer bir muz ya da atıştırmalık taşıyorsanız, saniyeler içinde yanınıza gelip hak iddia edebilirler. 😂 Her ne kadar eğlenceli gözükse de biraz korkutucu olabilir. Biz birkaç maymunun, çevremizdeki insanların çantasını kurcalamaya çalışmasına şahit olduk ve bu küçük hırsızların ne kadar kurnaz olabildiğini öğrendik. Ama merak etmeyin, doğru davranışlarla maymunlarla harika bir deneyim yaşayabilirsiniz. Onlara zarar vermemek ve yiyeceklerinizi dikkatlice saklamak bu deneyimi daha keyifli hale getiriyor.

Ormanın içindeki köprülerden geçerken, doğanın tüm ihtişamıyla çevrenizi sardığını hissediyorsunuz. Özellikle de yukarıdan süzülen güneş ışınlarının ormanın zeminine vurduğu o anlar, unutulmaz bir görsel şölen sunuyor. Bu anları ölümsüzleştirmek için kameranızı hazır tutmayı sakın unutmayın.

Sacred Monkey Forest Sanctuary, yalnızca eğlenceli bir yer değil; aynı zamanda Ubud’un geleneksel inançlarını ve doğaya olan bağlılığını derinden hissettiren bir durak. Biz buradan ayrılırken yüzümüzde bir gülümseme ve zihnimizde unutulmaz anılarla döndük. Eğer siz de Bali’nin eğlenceli ve huzurlu tarafını keşfetmek istiyorsanız, bu orman tam size göre. Ancak son bir hatırlatma: Çantanıza sıkıca sarılmayı unutmayın! 🐒💼

Ubud’un Tapınakları: Bali’nin Ruhani Dünyasına Yolculuk

Ubud, Bali’nin manevi dünyasını ve mistik atmosferini en derin haliyle hissedebileceğiniz bir yer. Her köşesinde bir hikaye barındıran tapınaklar, hem yerel halkın inançlarını hem de Bali’nin köklü kültürel mirasını yansıtıyor. Bizim için Ubud’un tapınakları, hem huzur bulduğumuz hem de keşfetmekten büyük keyif aldığımız duraklardı. Gelin, bu özel tapınakları birlikte keşfedelim.

Tirta Empul: Kutsal Suların Tapınağı

Ubud’un en ünlü tapınaklarından biri olan Tirta Empul, Bali’nin kutsal su tapınaklarından biri olarak tanınıyor. Tapınağın merkezindeki kutsal havuzlar, yerel halk ve ziyaretçiler tarafından arınma ve şifa ritüelleri için kullanılıyor. Biz buraya geldiğimizde, güneş ışıklarının kutsal havuzların üzerindeki sudan yansımasını izlerken, bu alanın ne kadar özel olduğunu hissettik.

Yerel halk, sırayla bu kutsal havuzlara girerek dualar ediyor ve ruhlarını arındırıyor. Biz de bu ritüeli yakından izledik ve tapınağın manevi enerjisine kendimizi kaptırdık. Eğer isterseniz, siz de bu arınma ritüeline katılabilirsiniz. Ancak giysi kurallarına dikkat etmek gerekiyor; tapınakta genellikle sarong giymek şart. Tirta Empul, sadece bir dini yapı değil, aynı zamanda Bali’nin doğaya ve inanca olan derin bağını hissettiren bir yer.

Ubud Palace: Kraliyet Tarihine Yolculuk

Ubud’un merkezinde yer alan Ubud Palace (Puri Saren Agung), Bali’nin kraliyet tarihine ışık tutan bir diğer önemli nokta. Buraya geldiğimizde, kendimizi eski zamanlara bir yolculuk yapıyormuş gibi hissettik. Sarayın geleneksel mimarisi, Bali sanatının ve zanaatının en güzel örneklerini barındırıyor.

Sarayın avlusunda dolaşırken, detaylara verilen özen bizi büyüledi. Heykeller, kapılar ve oyma süslemeler, Bali’nin zengin kültürel mirasını gözler önüne seriyor. Ayrıca burada düzenlenen geleneksel dans gösterileri, Ubud’un sanatsal ve kültürel havasını deneyimlemek için harika bir fırsat. Biz, gün batımından sonra gerçekleşen dans gösterilerinden birine katıldık ve bu büyülü atmosferi doyasıya yaşadık.

Ubud Water Palace: Suyun ve Estetiğin Uyumu

Ubud Water Palace (Pura Taman Saraswati), suyun zarafeti ve tapınağın mistik havasının birleştiği, adeta bir masal diyarını andıran bir yer. Buraya girdiğinizde sizi, büyük bir nilüfer havuzu ve zarif tapınak yapısı karşılıyor. Biz, nilüferlerin arasında gezinirken, Bali’nin doğal güzellikleriyle sanatı nasıl harmanladığını bir kez daha hayranlıkla izledik.

Tapınağın içindeki heykeller ve detaylar, Bali’nin tanrıçası Saraswati’ye adanmış bu alanın ne kadar özel olduğunu hissettiriyor. Eğer buraya gelirseniz, tapınağın yanındaki küçük kafelerde oturarak, bu eşsiz manzarayı kahveniz eşliğinde izlemeyi unutmayın. Biz burada otururken, Bali’nin dinginliğini ve huzurunu her anımızda hissettik.

Ulun Danu Beratan: Motor Yolculuğu ile Bir Göl Mucizesi

Bali’deki en ünlü tapınaklardan biri olan Ulun Danu Beratan Tapınağı, Ubud’dan biraz uzak olsa da kesinlikle görülmeye değer. Biz buraya motorla gitmeyi tercih ettik ve bu yolculuk, Bali’nin yeşil tepeleri ve kırsal manzaraları arasında adeta bir maceraya dönüştü. Yol boyunca pirinç tarlalarının ve yerel köylerin arasından geçerken, Bali’nin doğasına bir kez daha hayran kaldık.

Tapınak, Beratan Gölü’nün tam kıyısında yer alıyor ve suyun üzerine inşa edilmiş gibi görünüyor. Sabah erken saatlerde, gölün üzerindeki sis ve tapınağın huzurlu atmosferi birleşerek büyüleyici bir manzara sunuyor. Burada yürürken, doğanın ve Bali’nin spiritüel dünyasının mükemmel bir uyum içinde olduğunu hissettik.

Ulun Danu Beratan, sadece bir ibadet alanı değil, aynı zamanda Bali’nin su kültürüne olan derin bağlılığını simgeliyor. Buraya geldiğimizde, sadece bu tapınağı değil, yolculuğun kendisini de unutulmaz bir deneyim olarak hafızamıza kazıdık.

Lezzet Durakları: Bali Mutfağının Tadına Varın

Ubud’da yemek yemek, sadece bir ihtiyaç değil; başlı başına bir deneyim! Bali’nin organik ve taze malzemelerle hazırlanan lezzetleri, hem gözünüze hem de damağınıza hitap ediyor. Buradaki yemek kültürü, Bali’nin eşsiz doğası ve manevi atmosferiyle birleşince unutulmaz bir gastronomi yolculuğuna dönüşüyor. Biz de Ubud’da farklı lezzet duraklarını keşfetme şansı bulduk ve hem yerel hem de uluslararası mutfağın en güzel örneklerini denedik.

Ubud’un sokaklarında dolaşırken, tesadüfen keşfettiğimiz De Warung bizim için bu yolculuğun sürprizlerinden biriydi. Geleneksel Bali yemeklerini deneyimlemek isteyenler için adeta bir cennet! Özellikle Nasi Campur, Bali’nin en sevilen lezzetlerinden biri olarak burada mutlaka denemeniz gereken bir yemek. Bir tabakta pirinç, sebze, et veya deniz ürünleri, baharatlı sambal sosuyla buluşuyor ve adeta Bali’nin tadını damağınıza getiriyor. De Warung’un sıcak atmosferi ve yerel dokunuşlarıyla bu yemek, bizim için unutulmaz bir deneyim oldu.

Eğer geleneksel yemeklerden sonra uluslararası lezzetlere dönmek isterseniz, Simply Social kesinlikle doğru adres. Burada Avrupa ve Amerika mutfağının en güzel örneklerini bulabilirsiniz. Biz özellikle hamburger ve taco denedik ve bu modern dokunuşlar, Ubud’un geleneksel atmosferine farklı bir tat kattı. Ferah iç mekanları, samimi atmosferi ve lezzetli yemekleriyle Simply Social, dinlenmek ve güzel bir yemek keyfi yapmak için harika bir yer.

Tabii ki Ubud’da sadece geleneksel Bali mutfağı ve uluslararası seçenekler değil, aynı zamanda ünlü vegan kafeler de oldukça popüler. Bali’nin doğallığını tabağınıza taşıyan bu kafeler, hem lezzetli hem de sağlıklı alternatifler sunuyor. Vegan bir yaşam tarzını benimsemiş olsanız da olmasanız da, bu kafelerin yaratıcı menülerini mutlaka denemenizi öneririz.

Ubud’da yemek, sadece bir aktivite değil; Bali’nin kültürünü, doğasını ve samimiyetini keşfetmenin bir yolu. Gittiğiniz her durakta, yeni bir tat, yeni bir deneyim sizi bekliyor. Eğer yemek yemeyi sadece doyma eylemi değil, bir keşif olarak görüyorsanız, Ubud’da her yemek bir hikaye anlatıyor. Biz buradan hem midemiz hem de ruhumuz doymuş bir şekilde ayrıldık!

Ubud Taman Dedari: Meleklerin Bahçesi

Ubud’da cennetten bir köşe arıyorsanız, Taman Dedari tam size göre. Adını “melekler bahçesi” anlamına gelen Balice bir ifadeden alan bu mekan, devasa melek heykelleriyle adeta büyülü bir atmosfer yaratıyor. Buraya adım attığımız anda çevremizi saran huzur ve sessizlik, Bali’nin o spiritüel enerjisini hissetmemizi sağladı. Heykellerin detaylarına baktıkça, Balili sanatçılarının ne kadar ince bir işçilikle çalıştığını görmek bizi hayran bıraktı. Etrafı dolaşıp her köşede ayrı bir güzellik keşfetmek gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.

Bahçenin sakin atmosferinin tadını çıkarırken, tropikal içeceklerimizi yudumlamak da ayrı bir keyifti. Taze meyve sularıyla serinlerken, etraftaki manzaranın tadını doyasıya çıkardık. Taman Dedari’nin huzur veren bu enerjisi, hem fotoğraf çekmek hem de Bali’nin ruhunu hissetmek için ideal bir yer. Yolunuz Ubud’a düşerse, bu melekler bahçesinde kısa bir mola vermeyi unutmayın.

Alas Harum: Salıncaklar ve Bali’nin Doğal Ruhu

Alas Harum’da bir salıncağa oturup kendinizi Bali’nin yemyeşil manzaralarına bırakmanın keyfi tarif edilemez! Salıncak deneyimi, bizim için Bali’nin hem eğlenceli hem de adrenalin dolu yüzünü yansıttı. Kendinizi yükseklere bırakırken, etrafınızda uzanan pirinç terasları, ormanlar ve vadilerin manzarası sizi adeta başka bir dünyaya götürüyor. Salıncağın rüzgarıyla özgürlüğü hissetmek ve o heyecanı yaşamak, bu seyahatin en unutulmaz anılarından biri oldu.

Alas Harum sadece salıncaklardan ibaret değil. Aynı zamanda Bali’nin geleneksel kahve ve çay üretim süreçlerini de öğrenme fırsatı sundu. Buradaki kahve çiftliklerini gezerek yerel üreticilerden kahve üretimiyle ilgili bilgi aldık. Hem eğlenceli hem de bilgilendirici bir deneyimdi. Bali’ye özgü kahve ve çay tadım menüsü ise bizim için ayrı bir keşifti. Salıncağın ardından bu lezzetlerle buluşmak, hem ruhumuza hem de damağımıza hitap eden bir mola oldu.

Mason Elephant Park: Doğa ve Sevimli Devlerin Buluşması

Bali’deki en unutulmaz deneyimlerimizden biri, Mason Elephant Park ziyareti oldu. Bu eşsiz park, devasa ama bir o kadar da sevimli Asya fillerine yakından tanıklık edebileceğiniz, doğayla iç içe bir cennet gibi. Park, yalnızca bir turistik merkez değil, aynı zamanda koruma ve eğitim amaçlı bir alan olarak faaliyet gösteriyor. Bizim için bu parkta geçirdiğimiz zaman, hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim oldu.

Sevimli Devlerle Tanışma

Mason Elephant Park’a ilk adım attığımızda, bizi karşılayan sakin ve huzurlu atmosfer dikkat çekiciydi. Fillerin sakinliği ve parkın doğal ortamı, adeta başka bir dünyaya adım atmışız gibi hissettirdi. Parkta, fillerle birebir tanışma fırsatı bulduk ve onlara dokunarak bu inanılmaz hayvanların büyüklüğü ve yumuşak tavırları karşısında hayran kaldık.

Parkta en sevdiğimiz aktivitelerden biri, fil besleme oldu. Yanımıza verilen meyve sepetleriyle filleri beslerken onların zarif hareketlerini izlemek çok keyifliydi. Ayrıca, rehberlerden filler hakkında ilginç bilgiler öğrenmek, bu deneyimi daha da anlamlı hale getirdi. Örneğin, fillerin sosyal yapıları, zekaları ve bakım süreçleri hakkında duyduklarımız, onları daha iyi anlamamızı sağladı.

Mason Elephant Park, sadece fillerle tanışabileceğiniz bir yer değil; aynı zamanda tropikal bitkiler ve yeşilliklerle çevrili doğal bir alan. Biz, parkın içinde kısa bir yürüyüş yaparak çevreyi keşfettik ve doğanın huzurunu doyasıya yaşadık. Yemyeşil manzara ve kuş sesleri eşliğinde, Bali’nin doğasını bir kez daha takdir ettik.

Parkta, ayrıca bir fil safari deneyimi de sunuluyor. Fillerin sırtında kısa bir tur atarak parkı farklı bir perspektiften keşfetmek mümkün. Biz bu deneyimi tercih etmedik ama yapanların yüzlerindeki mutluluğu görünce bu aktivitenin de oldukça keyifli olduğunu düşündük.

Eğer Ubud ve çevresinde bir aktivite arıyorsanız, Mason Elephant Park kesinlikle listenizde olmalı. Bu deneyim, sadece eğlenceli bir gezi değil, aynı zamanda Bali’nin doğasına ve hayvan sevgisine dair unutulmaz bir yolculuk sunuyor. Mason Macera Parkı hakkında daha fazla bildi almak için buradan ulaşabilirsiniz.

Campuhan Ridge Walk: Ubud’un Nefes Alan Patikası

Ubud’un karmaşasından uzaklaşıp doğanın kalbine yürüyüş yapmak istediğinizde, Campuhan Ridge Walk sizi bekliyor. Sabahın erken saatlerinde buraya adım attık ve karşımıza çıkan manzara bizi büyüledi. Yürüyüş yolunun her iki yanında uzanan yemyeşil tepeler, palmiyeler ve çimenlerin doğal güzelliği adeta tablo gibiydi. Yavaş yavaş ilerlerken Ubud’un o dingin ve huzurlu atmosferine büründük. Sabahın serin havası ve hafif rüzgar eşliğinde, burası Bali’nin huzur veren yüzünü en iyi şekilde hissetmek için harika bir seçenek.

Patikanın sonunda bulduğumuz küçük, sevimli kafeler yürüyüş sonrası kahve keyfi yapmak için birebirdi. Bir fincan Bali kahvesi eşliğinde manzarayı izlemek, buradaki deneyimimizi taçlandırdı. Campuhan Ridge Walk sadece bir yürüyüş yolu değil, aynı zamanda kendinizle baş başa kalabileceğiniz bir kaçış noktası. Eğer doğayla bağ kurmak, enerji depolamak ve ruhunuzu dinlendirmek isterseniz, bu patikada bir gün mutlaka geçirmelisiniz.

Luwak Kahvesi: Bali’nin Eşsiz Lezzeti

Bali’nin dünyaca ünlü kahvesi Luwak’ı denemeden bu adadan ayrılmak olmazdı! Kahve üretim sürecinin ne kadar ilginç olduğunu öğrenmek bizi oldukça şaşırttı. Kahvenin, Luwak adlı sevimli bir hayvanın sindirim sürecinden geçerek hazırlandığını öğrenmek başta biraz garip gelse de, bu süreç kahveye benzersiz bir tat veriyor. Kahve tadımı sırasında bize kahvenin farklı pişirme yöntemlerini gösterdiler ve her bir yöntemin farklı lezzet notalarını deneme fırsatımız oldu.

Tadım menüsü, sadece kahveyle sınırlı değildi. Bali’ye özgü zencefil çayı, limon otu çayı, vanilya çayı gibi farklı aromatik çaylar denemek bizim için keyifli bir deneyim oldu. Her bir yudumda Bali’nin doğasının ve geleneklerinin izlerini hissettik. Tadım sırasında yerel üreticilerle sohbet etmek, bu deneyimi daha da özel kıldı. Eğer Bali’ye giderseniz, Luwak Kahvesi’nin bu sıra dışı hikayesini ve lezzetlerini mutlaka keşfedin!

Ubud Sanat Pazarı: El Sanatlarının Kalbi

Ubud, Bali’nin sanatsal ve kültürel kalbi olarak bilinir ve bu unvanı sonuna kadar hak ediyor. Doğanın huzur veren atmosferiyle çevrili olan bu yer, aynı zamanda el sanatları, geleneksel performanslar ve yaratıcı eserlerle dolu. Ubud’da dolaşırken, her köşede sanata ve kültüre dair bir detayla karşılaşmak mümkün.

Bizim için bu kültürel deneyimin en keyifli duraklarından biri, şüphesiz Ubud Sanat Pazarı oldu. Bu pazar, Bali’nin el yapımı zanaatlarının, yaratıcı dokunuşlarının ve kültürel mirasının bir yansıması. Burada dolaşırken, tezgahlardaki renkli kumaşlar, Bali’ye özgü batik desenleri, ustalıkla işlenmiş ahşap oymalar ve el yapımı takılar arasında kaybolduk. Her bir ürün, Bali’nin sanatçı ruhunu ve geleneksel yaşamını yansıtan hikayelerle dolu.

Renkli kumaşlar ve batik desenler, Ubud Sanat Pazarı’nın en dikkat çeken parçalarından. Özellikle yerel halkın sarong olarak kullandığı kumaşlar, hem göz alıcı renkleri hem de detaylı işçiliğiyle bizi büyüledi. Eğer yanınızda götüreceğiniz benzersiz bir parça arıyorsanız, bu kumaşlar harika bir seçenek olabilir.

Takılar, pazarın bir diğer cazip yönü. Ubud Sanat Pazarı’nda el yapımı gümüş takılar ve boncuklu aksesuarlar bulmak mümkün. Takılar, hem hediyelik olarak hem de Bali’nin enerjisini üzerinizde taşımak için güzel birer hatıra oluyor.

Alışveriş yaparken, mutlaka pazarlık yapmayı unutmayın! Ubud Sanat Pazarı, fiyatların esnek olduğu bir yer ve biraz çaba göstererek güzel bir anlaşma yapabilirsiniz. Biz pazarlık yaparken, satıcıların sıcak ve samimi tavırları sayesinde alışverişimiz daha eğlenceli bir hale geldi 😄

Ubud’daki Huzur Dolu Günlerimizi Hatırlayarak…

Ubud, bize sadece bir tatil değil, aynı zamanda içsel bir huzur sundu. Pirinç tarlalarının ortasında yaptığımız yürüyüşler, tapınaklarda bulduğumuz dinginlik ve Bali’nin o eşsiz misafirperverliği, bu seyahati unutulmaz kıldı. Eğer Bali’nin kalbinde ruhunuzu dinlendirmek ve hayatın koşturmacasından bir an olsun uzaklaşmak isterseniz, Ubud kesinlikle sizin için doğru yer.

Ancak onca güzelliğe rağmen bizlerin unutamadığı ve aklında kaldığı yer Canggu oldu. Sizler için hazırlamış olduğumuz Canggu yazımıza buradan ulaşabilirsiniz!

Yorum bırakın